25 Aralık 2016 Pazar
24 Aralık 2016 Cumartesi
THRİPSLER
Thripsler(TRİPSLER)
Tanımı: Erginleri, 1 mm kadar uzunlukta dar ve yassı vücutludur. Renkleri açık sarı veya sarımsı esmer renkte olabilir. Çok hareketli böceklerdir. Kanatlarının etrafında kirpik şeklinde kıllar bulunur. Yumurtaları çok küçüktür ve yumurtaları yaprak dokusuna bırakırlar.Nimfleri ergine benzer, ancak kanatları gelişmemiştir.
Bag tiripsi:ön ve arka ayaklarıda kıllar bulunur.larva erginlerin ağız yapıları sokucu emicidir.tiripsler erginleri kışları asmanın kavlamış vücutlatında,yabancı otlarda ve toprak altında geçirirler.
Zarar şekli ve yayılışı:tiripsler asmalarda ilkbaharda gözlerin uyanmasıyla başlayıp sonbaharda yapraklarını dökene kadar
Asmada zarar vermeye devam ederler.tiripsler çiçeklenmeyle
Sayıları en üst seviyeye ulaşır.ancak koruk döneminden havaların ısınmasıyla sürgün ve gövdeye zarar vermeye başlarlar.thripslerin saldırmasıyla genç yapraklar kıvrılır.daha sonra kurur.
Sürgünlerin yapısında ise gelişim durur.kurumaya doğru yönelir.yapraklar delik deşik olur.ülkemizde bağ thripsleri yaygın olarak bulunur.
Konukçuları:
thrips türleri asma dışındaki kültür bitkilerinden çilek, kayısı, şeftali, erik, kiraz, armut, turunçgiller, ceviz, meşe ve birçok sebze, endüstri ve süs bitkileri ile yabancı otlarda da bulunmaktadır.
Thiripsler asmada daha çok kabuk altında bulunduğu için asmanın kabuğunun soyulması
Kışa girerken mücadelede faydalıdır.
Tripslerin kimyasal mücadelesine karar verebilmek için küçük yapraklı bitkilerde yaprak başına 10 adet, büyük yapraklı bitkilerde yaprak başına 20 adet zararlı sayısına ulaşılmalıdır. Uygun sayılar tespit edildikten sonra uygun ilaç ile ilaçlama yapılmalıdır
İlkbaharda bağın büyüklüğüne göre 20-50 asma kontrol edilir. Gözlerde ve yeni açılmakta olan yapraklarda göz veya yaprak başına ortalama 2-3 adet thrips saptandığında ilaçlama yapılabilir.
yeşil aksamının tümünün ilaçlanmasına özen gösterilmelidir.
İlaçlama yapılan bağda zararlı popülasyonu artmamış ise ve yeni oluşan yapraklarda zarar belirtisi görülmüyor ise, kimyasal mücadele başarılı kabul edilir.
ALO BAHÇE İLETİŞİM
ALO BAHÇE ANKARA
ALİ BEY BAHÇE SORUNLARI
AĞAÇ BUDAMA ve KESİMİ ANKARA
ÇİM EKİMİ
ÇAPALAMA

İLAÇLAMA
0553-225-24-37
AĞAÇ BUDAMA ve KESİMİ ANKARA
ÇİM EKİMİ


İLAÇLAMA
23 Aralık 2016 Cuma
MEYVE AKARLARI
Akarlar, meyve zararlısı örümcekler
Keneler,Uyuz Böcekleri,Kırmızı örümcekler akar olarak adlandırılır..Çok küçük oldukları için çıplak gözle görülmeleri mümkün değildir. Ancak insanlarda ya da hayvanlarda zararlı olan keneler gözle görülebilirler.
Bazı türler yapraklarda renk açılımı, şekil bozuklukları,galler,tomurcuk yanıkliği,şişme ve daha değişik tipte zararlar meydana getirmektedirler.. Konukçu bitkilerine çok bağlı olduklarından,konukçuları çoğunluk çok yıllık bitkilerdir.Tek yıllık konukçuları da vardır ancak bunlar çok yıllıkların yakın akrabası olan bitkilerdir. Şüphe edildiğinde hastalıklı bitkide akar kolay bulunmakta ve vektör olarak denenebilmektedir.
Biyolojik Mücadele: Akarların biyolojik mücadelesinde, Typlodromuspyri Scheut, S.longicornis ve S. punctillum önemli rol oynamaktadır.
Akarlara karşı kimyasal mücadelede
Akarlara karşı kış mücadelesi yoktur.ancak kabuklu bit ve koşnile karşı yapılacak kış ayı mücadelesi bazı örümceklerin yani akarlarında popülasyonunda bir azalma meydana getirir.bu kışlayan larvalar üzerinde etki yapar.eğer ağaçlarda bu kırmızı örümceklere ve akarlara azda rastlasak hemen ilaçlama yapmak gerekir.mayıs ayından itibaren görürsek akarisit kullanıyoruz.
ELMA İÇ KURDU
Elma iç kurdu: Kışı ağaç kabuğunun içinde geçirir.meyveleri delerek içinde galeriler açarak çürütmektedirler.meyveler sonuç olarak dökülmektedirler.ağaçta kalanlarınsa ticari olarak değerleri yoktur.mücadele yapılmazsa ürün kaybı çoktur.
MÜCADELESİ:
ÖNCELİKLE ARMUT AYVA CEVİZ GİBİ AĞAÇLARLA KARIŞIK BAHÇE TESİSİ DOLAYISIYLA DİĞER KONUKÇULARA BULAŞIR.BAHÇELER MÜMKÜNSE KARIŞIK TESİS EDİLMEMELİDİR.TABİ BU DURUM TİCARİ BAHÇELER İÇİN GEÇERLİDİR.DÖKÜLEN ELMALAR UZAKLAŞTIRILIP DEPO VE AMBALAJ İŞLEMLERİ UZAKTA YAPILMALIDIR.BAHÇE KENARINDA AMBALAJLAMA İŞLEMİ YAPILMAMALIDIR.
BAHÇENİN SÜRÜLMESİ YAPILMALIDIR.GÖVDESİNE OLUKLU MUKAVVADAN TUZAK BANDLAR SARILMALIDIR.BUNLARA GELEN LARVALAR HAFTALIK KONTROLLE YOKEDİLMELİDİR.
BİYOLOJİK MÜCADELE:
-zararlının bahçedeki düşmanları iyi tanınmalıdır.
-populasyonunu n düşük olduğu bahçelerde feromon tuzakları asılarak yakalanırlar.bir kaç yıl aynı uygulama ile yokedilirler.
Kimyasal mücadelede ise:meyve bahçesinde iç kurdu meyveye girmeden ilaçlama ve daha sonrasında yapılacak ilaçlama önem taşır
İlk ilaçlama zamanlarını sağlıklı şekilde saptamada ilk larva çıkışlarının belirlenmesi çok önemlidir. Kesin saptama için aşağıda belirtilen tahmin uyarı yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemlere göre ilaçlamaya karar verdikten sonra toplam 3 ilaçlama yapılmaktadır.
Elma içkurdunun ilaçlama zamanının tesbiti:
1- Kültür kutularında ergin çıkışı ve yumurtanın izlenmesi
2- Etkili sıcaklık toplamlarının kullanılması
3- Cinsel çekici tuzakların kullanılması
KABUKLU BİTLER
KABUKLU BİTLER:
Kabuklu Bitlerin Tanımı: Sarı ve kırmızı olmak üzere iki çeşidi vardır.
Bu iki tür birbirine oldukça benzer.
KABUKLU BİTİ ZARAR ŞEKLİ:
Zararlı hortumunu dokulara sokarak zehir bırakır dokuları parçalar.musallat olduğu meyve ve bitkinin Pazar değeri düşer.
KABUKLU BİTİ ZARARLI OLDUĞU BİTKİLER:
Bu zararlıların saptanan konukçuları turunçgil, sedir,servi,dut,ardıç, karaçam, antepfıstığı, bağ ve birçok süs bitkisi ,zeytin keçiboynuzu, sedir, Japon elması, , incir, dut, nar, alıç bitkileri önemli konukçuları arısında yer alır.
MÜCADELE YÖNTEMLERİ:
yol kenarındaki ağaçlarda daha çok bulunduğu için dikkat edilmelidir.
MEKANİK MÜCADELE:
Zararlı ile yoğun bulaşık olan kuru veya kurumaya yüz tutmuş dallar kesilip sonra dallar yakılmalıdır.budamada kullanılan ağaçlar yüzde 10 luk hipoklorite batırılmalıdır.
BİYOLOJİK MÜCADELE:
Doğal düşmanlardan gerektiği gibi yararlanmamız için gereksiz yere ilaçlama yapılmamalı; tüm doğal düşmanların korunması yönünden ilaçlamalar en geç temmuz ayı sonunda bitirilmelidir.
KİMYASAL MÜCADELE:
Bu zararlıya karşı kış ve yaz olmak üzere iki ayrı dönemde ilaçlama yapılabilir. Mayıs ayından itibaren haftada iki kez larva çıkışları kontrol edilir.
Meyve bulaşıklığı %20’ten yüksek bulunursa ilaçlama yapılır. Herhangi bir nedenle kışlık ilaçlama yapılmamışsa veya yapıldığı halde populasyon düşmemişse o takdirde yazlık ilaçlamalar uygulanır ve mücadeleye kontrollü olarak devam edilir. 32°C üzerinde ilaçlamadan
kaçınılmalıdır
Biyolojik mücadelede doğal düşmanlardan gerektiği gibi yararlanılması için gereksiz yere ilaçlama yapılmamalıdır
KOŞNİLLER
KOŞNİLLER
PEK ÇOK AĞAÇTA GÖRÜLÜR.GENELDE SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVELERDE KAHVERENGİ KOŞNİLLER GÖRÜLÜR.AYRICA GENİŞ YAPRAKLI PEK ÇOK ORMAN AĞACINDA ORMANLARIMIZI TEHDİT ETMEKTEDİR. AYRICA GÜLLERDE ZARARI GÖRÜLÜR.ERİK VE KAYSI AĞAÇ LARINDA DAHA ÇOK GÖRÜLMEKTEDİR.KOYU KAHVERENGİ YARIM AY ŞEKLİNDE
GÖRÜLÜRLER.KIŞIN NİMF ŞEKLİNDEDİR.MAYIS AYINDA ERGİN HALE GEÇERLER.SÜRGÜNLERİ ZAYIFLATIRLAR VE DALLARI YAVAŞ YAVAŞ KURUTURLAR.
![]() |
| KAHVERENGİ KOŞNİLLER |
ZAMK AKINTISI ŞEKLİNDE AĞAÇLARDA AKINTI OLABİLİR.
FARKLI KOŞNİL ÇEŞİTLERİDE MEVCUTTUR.MESELA GÜL KOŞNİLİ,ÇAM PAMUKLU KOŞNİLİ,TORBALI KOŞNİL,YUMRULU LADİN KOŞNİLİ GİBİ DİĞER ORMAN AĞAÇLARINADA ZARAR VEREN KOŞNİLLER MEVCUTTUR.
FARKLI KOŞNİL ÇEŞİTLERİDE MEVCUTTUR.MESELA GÜL KOŞNİLİ,ÇAM PAMUKLU KOŞNİLİ,TORBALI KOŞNİL,YUMRULU LADİN KOŞNİLİ GİBİ DİĞER ORMAN AĞAÇLARINADA ZARAR VEREN KOŞNİLLER MEVCUTTUR.
MÜCADELESİ
BİZ DAHA ÇOK KAHVERENGİ KOŞNİLDEN BAHSEDECEĞİZ.KOŞNİL MÜCADELESİNDE HASTALIKLI DALLAR KESİLEREK UZAKLAŞTIRILIR.
AĞAÇLARDA GÖLGEDE DAHA ÇOK GELİŞTİKLER VE KOLONİ OLUŞTURDUKLARI İÇİN SIK DİKMEMELİYİZ.
BİYOLOJİK MÜCADELEDE DOĞAL DÜŞMANLARI ARTIRILMALIDIR.SONUÇ ALAMAZSAK ;
KİMYASAL MÜCADELE
LARVADAN BİREYLERİN ÇIKIŞINI TAKİP EDEREK NİSAN SONU GİBİ 15-20 GÜN ARAYLA İLAÇLAMA YAPARAK POPULASYONU YOKEDİLMELİDİR.
YAPRAK BİTLERİ
YAPRAK BİTLERİ
Genç sürgünlerin hücre özsuyunu hortumlarını sokarak emerler..bu şekilde bitkilere zarar verir.. Dalların uç kısımlarında görünen yaprak korunakları yardımıyla bahçe kuşlarının yaprak bitlerine ulaşması zor hale gelir.
Koloniler halde sürgünler tomurcuklar veyapraklarda bulunurlar.
Bitkinin özsuyunu eme yaprak bitleri, bitkinin zayıflamasına ve dal uçlarının ve yaprakların kıvrılmasına yol açarak dallarda ve yapraklarda rahatsızlığa neden olur. Bitkilere özellikle meyve bahçelerinde, gül bahçelerinde hasara yol açar.
Yaprak bitlerinin en önemli ihtiyacı proteindir. Bu ihtiyaçlarını bitki özsuyundan sağlarlar.
Fakat yaprak bitlerinin ömrü sadece 5-6 gün kadardır. Bunların kuşlara, sineklere ve diğer canlılara besin olurlar.
YAPRAK BİTLERİNE KARŞI MÜCADELE
Yaprak bitlerinin hepsinin yok edilmesi oldukça zordur. Çünkü mücadeleyle yok etseniz uçarak yeniden gelirler. Bahçelerde yaprak bitine dayanıklı olan sebzelerin yetiştirilmesi de tavsiye edilir. Özellikle marul türleri bu zararlılara karşı dayanıklıdır. Bunun dışında sağlığa zararlı olmayan kimyasallarla ilaçlama yapılabilir. Bahçelerdeki yabancı bitkiler temizlenmeli, toprak sürülmelidir. Kışın ve baharda sürgünler kontrol edilmeli ve yumurtalar görülürse budama yapılmalıdır.kültürel biyolojik ve kimyasal mücadele yapılır.
Bahçe içi yabancı otlar yokedilmelidir.
Toprak işlenmelidir,
Bu zararlıya dayanıklı bitkiler yetiştirilmelidir.kuş türleri ve doğal düşmanları olan uğurböcekleri ve süprüntü sinekleri doğaya salınmalıdır.feromon tuzaklar kurulabilir.yüzde 20 sinde yaprak biti görülürse kimyasal ilaçlama yapılabilir.
YAPRAK BİTLERİNİN ZARAR VERDİĞİ BAZI BİTKİLER
Yaprak biti en fazla şeftali, elma, kayısı, armut, erik, badem, zerdali, vişne, kiraz ,gül gibi bitkilere zarar verir.
UNLU BİTLER
Unlu bitler
Küçük beyaz görünümde bitler yavaş hareket ettiklerinden farkedilmezler.hava sirkülasyonu olmayan gölge yerlerde daha çok ortaya çıkarlar.…ezildiklerinde kırmızı sıvı ortaya çıkar.kontrol edilmezlerse
Pekçok bitkiyi yavaş yavaş kuruturlar.sistemik yapıda etkili bir böcek ilacı kullanılır.bitkinin özsuyunu emerek bitkiyi kurutma yoluna giderler.bu böceğin yumurtaları unumsu, ufak pamuk görünümündedirler.ilaçlar bile kolay kolay etki etmez. SÜS BİTKİLER AYRICA PEKÇOK AĞAÇTA GÖRÜLEBİLİR. Birinci derecede turunçgiller olmak üzere zeytin, dut, bağ, nar, muz, zakkum, yerfıstığı, balkabağı, kavun, karpuz ve pek çok süs bitkisinde zarar yapar.Hem bazı bahçe bitkilerinde hem de bazı salon bitkilerinde çok görülen, can sıkıcı bir zararlıdır. Bahçede gardenya ,güller evde mum çiçeği, bazen afrika menekşesi vs. sıkça bu zararlıdan nasibini alır.1:bitkiler fırça yardımıyla temizleyebiliriz.sert fırçayla ezilebilir.küçük bitkilerde daha hassas ufak aparatlar kullanılabilir.
2:arabsabunlu su ile yıkayabiliriz.1 litreye suya 1 kaşık arabsabunu ve zeytinyağı (yağ bitin trakelerinden solunum yapmalarını önleyebilir)
3:kuruttuğu dallar kesilebilir.mümkünse yakılmalıdır.
4:sistemik ilaçlama 2-3 sefer tekrarlanır.
5:ERKEN MÜCADELE ÖNEMLİDİR.
6:ağaç taçları birbirine gölge yapmayak şekilde kesilmelidir.
7:yabancı otlar temizlenmelidir.
8:bina arası meyve ve süs bitkilerinde gölgeden dolayı gül,dut asma turuncgil gibi ağaçlara dikkat etmeliyiz..zararlı varsa tedaviye hemen başlanmalıdır.
5:ERKEN MÜCADELE ÖNEMLİDİR.
6:ağaç taçları birbirine gölge yapmayak şekilde kesilmelidir.
7:yabancı otlar temizlenmelidir.
8:bina arası meyve ve süs bitkilerinde gölgeden dolayı gül,dut asma turuncgil gibi ağaçlara dikkat etmeliyiz..zararlı varsa tedaviye hemen başlanmalıdır.
22 Aralık 2016 Perşembe
SÜS BİTKİLERİ HASTALIK VE ZARARLILARI
SÜS BİTKİLERİ BAZI HASTALIKLARINI GENEL OLARAK ANLATALIM...
KÜLLEME:
PEK ÇOK SÜS AĞACI VE BİTKİSİNDE GÖRÜLEN KÜLLEME HASTALIĞI AKKAAĞAÇ VE TAFLAN TÜRLERİNDE ,BEĞONYADA GÖRÜLEBİLİR.PEK ÇOK TEK YILLIK VE ÇOK YILLIK SÜS BİTKİLERİNDE GÖRÜLEBİLİR.
BELİRTİLERİ:BİTKİNİN YAPARAKLARI KİRLİ BEYAZ KÜL GİBİ BİR TABAKA İLE KAPLANIR.DAHA SONRADA KAHVERENGİLEŞİR VE KURUR.
KİMYASAL MÜCADELEDE KÜLLEME ETKİLİ FUNGUSİTLER OLABİLİR.KURUYAN KISIMLAR BUDANIR.ÇOK AŞIRI SULAMA YAPILMAMALIDIR.BUDAMA ALETLERİ YÜZDE 10 LUK HİPOKLORİTE ÇAMAŞIR SUYU İLE DEZENFEKTE EDİLİRLER.
KURŞUNİ KÜF HASTALIĞI: GRİ KÜF ŞEKLİNDEDİR.
GENELDE KARANFİLDE GÖRÜLEBİLİR.KESME ÇİÇEKCİLİKTE ZAYIF KALMA PARAZİTİDİR.HAVALANMA OLMAYAN ÖRTÜ ALTI SERALARDA TOPRAK VE HAVA ETMENLİ OLARAK YAŞARLAR.KURU ŞARTLARDA FAZLA YAŞAYAMAZLAR.
O YÜZDEN MÜCADELEDE SERA HAVALANDIRILIR.SERA İÇİ NEMLENME AZALTILMALI.HASTALIKLI BİTKİLER SÖKÜLMELİ VE YAKILMALIDIR.
ETMEN GÖRÜLÜR GÖRÜLMEZ AYRICA İLAÇLAMA YAPILIR.
PAS HASTALIĞI:DAL YAPRAK VE TOMURCUK SAPINDA
KOYU KAHVERENGİDEN SİYAHA KADAR RENKTE GÖRÜLEBİLİNİR.ÖZELLİKLE İLKBAHARDA GÜLDE GÖRÜLEBİLİR.
İlkbaharda çiçek tomurcuklarının sap ve çanak yapraklarında meydana getirdiği bulaşmalardan dolayı tomurcukların açılmaması, etmenin zararıdır.BAŞKA zararı ise Yapraklardaki lekelenmeler dolayısıyla fotosentezin engellenmesi, bitki gelişimini engelleyerek yavaş yavaş kurutmasıdır.
Aşırı sulamadan, özellikle yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır.
Damlama sulama kullanılmalıdır.
budama makasları i şlem sonrasında % 10’luk sodyum hipokloritte bekletilmelidir.
pas için etkili fungusitle ilaçlanır.kuruyan dallar dezenfekte makaslarla budanır.
KÜLLEME:
PEK ÇOK SÜS AĞACI VE BİTKİSİNDE GÖRÜLEN KÜLLEME HASTALIĞI AKKAAĞAÇ VE TAFLAN TÜRLERİNDE ,BEĞONYADA GÖRÜLEBİLİR.PEK ÇOK TEK YILLIK VE ÇOK YILLIK SÜS BİTKİLERİNDE GÖRÜLEBİLİR.
BELİRTİLERİ:BİTKİNİN YAPARAKLARI KİRLİ BEYAZ KÜL GİBİ BİR TABAKA İLE KAPLANIR.DAHA SONRADA KAHVERENGİLEŞİR VE KURUR.
KİMYASAL MÜCADELEDE KÜLLEME ETKİLİ FUNGUSİTLER OLABİLİR.KURUYAN KISIMLAR BUDANIR.ÇOK AŞIRI SULAMA YAPILMAMALIDIR.BUDAMA ALETLERİ YÜZDE 10 LUK HİPOKLORİTE ÇAMAŞIR SUYU İLE DEZENFEKTE EDİLİRLER.
KURŞUNİ KÜF HASTALIĞI: GRİ KÜF ŞEKLİNDEDİR.
GENELDE KARANFİLDE GÖRÜLEBİLİR.KESME ÇİÇEKCİLİKTE ZAYIF KALMA PARAZİTİDİR.HAVALANMA OLMAYAN ÖRTÜ ALTI SERALARDA TOPRAK VE HAVA ETMENLİ OLARAK YAŞARLAR.KURU ŞARTLARDA FAZLA YAŞAYAMAZLAR.
O YÜZDEN MÜCADELEDE SERA HAVALANDIRILIR.SERA İÇİ NEMLENME AZALTILMALI.HASTALIKLI BİTKİLER SÖKÜLMELİ VE YAKILMALIDIR.
ETMEN GÖRÜLÜR GÖRÜLMEZ AYRICA İLAÇLAMA YAPILIR.
PAS HASTALIĞI:DAL YAPRAK VE TOMURCUK SAPINDA
KOYU KAHVERENGİDEN SİYAHA KADAR RENKTE GÖRÜLEBİLİNİR.ÖZELLİKLE İLKBAHARDA GÜLDE GÖRÜLEBİLİR.
İlkbaharda çiçek tomurcuklarının sap ve çanak yapraklarında meydana getirdiği bulaşmalardan dolayı tomurcukların açılmaması, etmenin zararıdır.BAŞKA zararı ise Yapraklardaki lekelenmeler dolayısıyla fotosentezin engellenmesi, bitki gelişimini engelleyerek yavaş yavaş kurutmasıdır.
Aşırı sulamadan, özellikle yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır.
Damlama sulama kullanılmalıdır.
budama makasları i şlem sonrasında % 10’luk sodyum hipokloritte bekletilmelidir.
pas için etkili fungusitle ilaçlanır.kuruyan dallar dezenfekte makaslarla budanır.
AĞAÇ BUDAMA ANKARA
21 Aralık 2016 Çarşamba
AĞAÇLARA PARAZİT BİTKİLER
Parazit Bitkiler
Parazit bitkilerin zararları nelerdir
Bitkinin ışığını engeller.
Bitkinin gıdasına ve suyuna ortak olur.
Toprağın sıcaklığını düşürür ve bitkinin gelişmesini engeller.
Tarım ürünlerinin kalitesini düşürür ve toprağın değerini düşürür.
Ökse otu, Yaz kış yapraklıdır. Tohum yiyen kuşlarla taşınırlar. İnce dallarda ise dallarla kesilirler, kalın dallarda bulunursa oyularak çıkartılırlar ve yerine katran dökülür. Yapraklı ağaçlarda yaprağını döktükten sonra yabancı ot öldürücü ilaçlarla ilaçlama yapılarak ölmesi sağlanır.ANKARA çevresinde binlerce ağaçta 2008-2015 yılları arasında yaygın olarak rastlanmıştır.yakaladığı dallar ve ağaçları
5-6 sene içinde yavaş yavaş kurutmaktadır.
Budaması yapılan dallarda bir sonraki sene daha az olarak çıkıyor.tabi çevrede mücadele yapılmadığı için yaygın olarak bulunuyor.pek çok ağacın kuruduğuna şahit oldum.
Küsküt otu kızıl ot adlarıyla da bilinen küsküt otu sarı çiçekli olup çok sayıda tohum meydana getirirler. Toprağa dökülen tohumlar zaman zaman çimlenir. Çimlenen tohumlar zayıf kök oluştururlar ve toprak yüzeyinde sürünücü gövde oluştururlar. Daha sonra toprakla ilişkisini keser konukçu bitkiden beslenmeye başlarlar. Konukçu bitki besin maddesini kaybettiği için sararır, zayıf düşer ve ölür. Küsküt çimlenmeden önce sık sık tarladaki yoncalar biçilmelidir. Yoncada görülmesi halinde küskütlü yonca sökülmeli ve küsküt parçalarının tarlaya dökülmemesine özen gösterilmelidir. Küsküt bazen bağlarda da görülmektedir. Bu gibi durumlarda bağın kök boğazına saman serilerek bitkiye tutunması engellenebilir.
- Canavar otu, çeşitli sebze, endüstri bitkileri ve yabancı otların köklerinde yaşarlar. Yaprakları yoktur ve bütün besin maddesini konukçu bitki üzerinden sağlarlar. Boyları on ile on beş santim arasındadır. Konukçunun kök boğazından çıkarlar ve mor renklidir konukçu bitkinin kökleri içerisine salarak besin maddelerine ortak olurlar. Ülkemizde en çok tütün, ay çiçeği ve sebzelerde bulunurlar. Canavar otu ile çok yoğun olarak bulaşık olan tarlalarda verim kaybı % 100'lere kadar çıkabilmektedir. Canavar otlarıyla bulaşık olan tarlalarda kullanılan tarımsal alet veya makineler, bulaşık olmayan tarlalarda kullanılmadan önce çok iyi temizlenmelidir. Canavar otları çiçeklenmeden önce tarladan çekilmeli ve başka bir yerde yakılmalıdır veya çok derine gömülmelidir. Tuzak bitkiler ekilerek de çimlenmeye teşvik edilmeli ve canavar otu ortadan kaldırılmalıdır. Ekonomik olduğu durumlarda methil bromid gibi zehirli gazlar kullanarak ve ruhsatlı zehirli toprak ilaçları kullanarak yok etmek mümkün olabilir.
19 Aralık 2016 Pazartesi
ALO BAHÇE
ALO BAHÇE
0-553-225-24-37 ALİ BEY
AĞAÇ BUDAMA BAHÇE BAKIMI İLAÇLAMA İŞLERİ YAPILIR.

0-553-225-24-37 ALİ BEY
AĞAÇ BUDAMA BAHÇE BAKIMI İLAÇLAMA İŞLERİ YAPILIR.
ANKARA

NOT:BAHÇE İLE İLGİLİ SORUNLARINIZDA ÜCRETSİZ BAHÇE DANIŞMA ALO BAHÇE
0553-225-24-37 ALİ BEY
MEYVELERDE ATEŞ YANIKLIĞI HASTALIĞI
Meyvelerde görülen ateş yanıklığı
Ağaç kısımlarının ve sürgün uçlarının yanmış gibi gözükmesidir.
hastalık; böcekler ,yağmur ve rüzgar ile yeni sürgün ve dallara taşınır.nemli havalarda sümüksü bir yapı oluşturur.bu yapı kuruyunca kahverengi hal alır.ilk görülen yer çiçeklerdir.daha sonra saplarıdır.daha sonra dallar ve ağacın gövesine doğru davam eder..yumuşak çekirdeklilerde ateş yanıklığı hastalığı en çok zarar veren hastalık olarak karşımıza çıkar.ilk yıl ağaç ürün vermez.daha sonrada ağacı kurutur.
hastalık; böcekler ,yağmur ve rüzgar ile yeni sürgün ve dallara taşınır.nemli havalarda sümüksü bir yapı oluşturur.bu yapı kuruyunca kahverengi hal alır.ilk görülen yer çiçeklerdir.daha sonra saplarıdır.daha sonra dallar ve ağacın gövesine doğru davam eder..yumuşak çekirdeklilerde ateş yanıklığı hastalığı en çok zarar veren hastalık olarak karşımıza çıkar.ilk yıl ağaç ürün vermez.daha sonrada ağacı kurutur.
Mücadelesi:
1:hastalıklı dal ve sürgünler sonbaharda ve ilkbaharda durgun döneminde yani sürgünler uyanmadan kesilmelidir.bu oran en az yüzde 40 civarında olmalıdır.
2:sulama damla olmalıdır.
3:maske eldiven gözlük giyilip
İlaçlama öyle yapılmalıdır.
4:aşırı azotlu gübreden yani yeşil aksamın gelişimini sağlayan gübrelemeden kaçınıp dengeli gübreleme yapmalıyız.
5:hastalıklı bahçede varsa arı kovanı kaldırmalıyız.
5:hastalıklı bitkiden fidan çelik ve aşı gözü almamalıyız.
6:bu hastalığın yayılamasını sağlayan armut pisillası ilede mücadele etmeliyiz.
7:budamada kullanılan aletler yüzde 10 luk çamaşır suyu sodyumhipoklorite batırmalıyız.
8:bu hastalığa karşı böcekle mücadeleyi artırmayız.çünkü pek çok böcek bu hastalığı yayar.
9:dayanıklı fidanlar kullanmalıyız.
10:ilaçlama sabahın erken saatlerinde yapılmalıdır.
11.hastalıklı dallara dokunup daha sonra sağlıklı dallara ve ağaçlara ellerimizi yıkamadan değmemeliyiz.
12.bölgeyi bir nevi karantinaya almalıyız.
Kimyasal mücadelede ise.
Durgun dönemlerde bordo bulamacı çiçek açtıktan sonrada fungusit ve böcek ilacı atabiliriz.zamanlarını aralıklarını iyi ayarlamalıyız.enfeksiyon görülür görülmez hastalıklı kısımlar kesilip yakılmalıdır.budama aletleride yüzde 10 luk çamaşır suyuna batırılmalıdır.ilaçlama 8-10 gün arayla tekrarlanmalıdır. ilaçlama sabahın erken saatlerinde yapılmalıdır.ilaçlamada gözlük eldiven
Ve maske kullnmalıyız.
18 Aralık 2016 Pazar
YABANCI OT MÜCADELESİ
BAHÇEDE YABANCI OTLAR
SORUN OLAN YABANCI OTLAR
Tek Yıllık Yabancı Otlar
Tek Yıllık Geniş Yapraklılar
Çok Yıllık Yabancı Otlar
Çok Yıllık Geniş Yapraklılar
ZARAR ŞEKLİ VE EKONOMİK ÖNEMİ Yaşayış :
Sulama ve gübreleme olanaklarının artması ile hızla çoğalan yabancı otlar meyve bahçelerinde ağaçların suyuna ve besin maddelerine ortak olmak, hasadı güçleştirmek ve diğer hastalık ve zararlılara konukçuluk yapmakla zararlı olurlar.
Sulama ve gübreleme olanaklarının artması ile hızla çoğalan yabancı otlar meyve bahçelerinde ağaçların suyuna ve besin maddelerine ortak olmak, hasadı güçleştirmek ve diğer hastalık ve zararlılara konukçuluk yapmakla zararlı olurlar.
Yabancı otlar, tür ve yoğunluğuna bağlı olarak Yabancı otlar bitkisiyle su, ışık, mineral besin maddeleri, havalanma ve yetişme alanı yönünden rekabete girerler. Bunun sonucunda ürünün kaliteSİ VE MİKTARI düşmektedir. Ayrıca bazı hastalık ve zararlılarında konukçusudurlar. yabancı otlar toprak üstüne çıktıktan sonra uygulanır.
Kültürel Önlemler :
Meyve bahçelerinde kültürel tedbirler olarak; çapalama, biçme, sürme ve gereği kadar tam yanmış gübre uygulanmalıdır. Çiftlik gübresini iyice yandıktan sonra vermeli, sulama suyu ile olan bulaşmalar önlenmelidir. Çok senelik yabancı otlarda ise birkaç kez toprağın işlenmesi bunların daha zayıf gelişmelerine neden olacağından faydalıdır.
Meyve bahçelerinde kültürel tedbirler olarak; çapalama, biçme, sürme ve gereği kadar tam yanmış gübre uygulanmalıdır. Çiftlik gübresini iyice yandıktan sonra vermeli, sulama suyu ile olan bulaşmalar önlenmelidir. Çok senelik yabancı otlarda ise birkaç kez toprağın işlenmesi bunların daha zayıf gelişmelerine neden olacağından faydalıdır.
KİMYASAL MÜCADELE:
Kullanılacak Alet ve Makineler Yabancı ot mücadelesi, sırt pülverizatörü (Mekanik, Motorlu) veya Hidrolik BAHÇE pülverizatörü kullanılarak yapılmalıdırYabancı otlar çıkmadan öne e yapılacak uygulamalarda toprağın iyi sürülmesi ve mümkün olduğu kadar keseksiz olması sağlanmalıdır. Toprağın nemce zengin olmasına dikkat edilmelidir.
Tek ve çok yıllık yabancı otlarla mücadelede uygulanan çıkış sonrası ilaçlama yabancı- otların gelişmelerinin hızlı olduğu 5-6 yapraklı devrelerinde, güneşli ve rüzgarsız havada yapılmalıdır. İlacın ağaçların yaprak ve çiçeklerine değmemesine dikkat edilmeli, 4 yaşından küçük fidanlarda ilaçlama yapılmamalıdır.
Tek ve çok yıllık yabancı otlarla mücadelede uygulanan çıkış sonrası ilaçlama yabancı- otların gelişmelerinin hızlı olduğu 5-6 yapraklı devrelerinde, güneşli ve rüzgarsız havada yapılmalıdır. İlacın ağaçların yaprak ve çiçeklerine değmemesine dikkat edilmeli, 4 yaşından küçük fidanlarda ilaçlama yapılmamalıdır.
İlaçlama Tekniği Yabancı ot mücadelesinde istenilen sonuca ulaşabilmek için bazı hususlara dikkat edilmelidir.
önerilen herbisitler toprağa uygulanıp tırmık yardımı ile toprağın 5– 6 cm derinliğine kadar karıştırılmalıdır. Çıkış öncesi kullanılan herbisitlerde toprağın iyi sürülmesine ve keseksiz olmasına dikkat edilmelidir. İlaçlama toprak tavında iken yapılmalıdır. Çıkış sonrası kullanılan herbisitler; yabancı otlar erken gelişme dönemlerinde uygulanır.
Belli bir alana verilecek ilaç dozunun o alana yeknesak bir şekilde atılmasına dikkat edilmelidir. Bunun içinde kullanılacak aletlerle önceden bir kalibrasyon yapılması şarttır. İlaçlama anında hava sıcaklığının 8–25 oC arasında olmasına özen gösterilmelidir. İlaçlama sırasında rüzgâr 16 km/saat hızını aşmamalıdır. Genellikle sakin havalarda ilaçlama yapılmalıdır.
Meyve ağaçlan altında yabancı otlarla mücadele, yabancı otlar çıkmadan önce ve çıktıktan sonra olmak üzere 2 ayrı şekilde yapılmalıdır.. Genellikle tek yıllık yabancı otlara karşı ilaçlama çıkış öncesi olarak ilkbaharda bahçe sürülüp, otlar temizlendikten sonra toprak nemli iken yapılmalıdır. Yabancı otlar çıktıktan sonra yapılacak ilaçlamalar ise ilkbaharda veya sonbahar sürümünden sonra yabancı otlar 4-6 yapraklı devrelerinde iken uygulama yapılmalıdır. İlacın ağaç, yaprak ve dallarına değmemesine dikkat etmeli, 4 yaşından küçük fidanlara ilaçlama yapılmamalıdır.
16 Aralık 2016 Cuma
ağaç kesimi ankara
ANKARA VE ÇEVRESİNDE BİZZAT
ZİRAAT MÜHENDİSİ TARAFINDAN AĞAÇ BUDAMA VE KESİM HİZMETİ BAŞLAMIŞTIR.UYGUN
TERBİYE ŞEKLİNDE BUDAMA VE KESİMİ BAHÇE İLAÇLAMA[BORDO BULAMACI) GÜBRELEME
KONUSU YARDIM,AYRICA BUDANAN BAHÇELERE MÜHENDİS
OLARAK YAPILMASI GEREKENLER BAHÇE SAHİBLERİNE ANLATILIR….0553-225-24-37
ALİ BEY
SALON BİTKİLERİ
Salon bitkileri
İç mekan süs bitkileri ya da diğer adıyla salon bitkileri dış mekan ve bahçe bitkilerinden daha farklı bakım gerektimektedir. İç mekan bitkileri için özellikle üretilmiş topraklardan satın almalısınız. Toprak hava ve suyu geçirecek durumda olmalıdır. Bunun için toprağınıza küçük gözenekli taşlar karıştırabilirsiniz. Bu taşlar fazla suyun buharlaşmasına olanak tanıyarak bitkinin mantarlanmasını engellemektedir.
İç Mekan Süs Bitkileri Bakım Önerileri
SICAKLIK Bütün diğer hayat olaylarında olduğu gibi bitkilerin büyüme ve gelişmelerinin de bulundukları yerin sıcaklığıyla sıkı ilişkisi vardır. Büyüme her bitki için karakteristik ve belli sıcaklıklarda mümkündür. Genel olarak 15-35ºC arasında bitkiler, gelişme ve büyüme gösterirler. Sıcaklığın yüksekliği veya düşüklüğü metabolik olayları farklı yönlerde etkilemekte, böylece büyüme ve gelişme farklı düzeyde ortaya çıkmaktadır. Doğal yayılış alanlarına uygun olarak, iç mekan süs bitkilerinin sıcaklık gereksinmeleri de değişiktir. Bu bitkiler, genellikle 0 º C nin üzerindeki sıcaklıklarda yetişebilir.
SU Bitkinin türüne göre vermeniz gereken su miktarı değişiklik göstermektedir. Bazı iç mekan bitkileri kuru toprak severken bazılarını sürekli nemli tutmak gerekebilir. Ayrıca aldıkları ışık miktarı yani bitkiyi konumlandırış şekliniz ihtiyaç duyduğu su miktarı üzerinde etkilidir. Örneğin fazla derin olmayan saksılardaki salon bitkileri her gün su isterken büyük saksılarda yetişen bitkiler 1 hafta boyunca su istemeyebilmektedir.
Bitkiler kökleriyle suda erimiş halde bulunan besin tuzlarını alırlar. Bunların kökler aracılığıyla yapraklara ve oradan da işlenerek toprak üstü vejetatif organlara, çiçek ve meyvelere taşınmaları su sayesinde olur. Yapılan araştırmalar bitkiler tarafından alınan suyun % 80 ‘ınının yapraklardan su buharı şeklinde kaybolduğunu göstermektedir. Bu kayıp, bitkinin bulunduğu ortamdaki orantılı hava nemi ile doğrudan ilişkili olup; havanın içerdiği nemin düşük olduğu oranda yüksektir. Olağan koşullarda bitkinin terleme yoluyla kaybettiği su miktarı ile kökler tarafından alınan su miktarı arasında bir denge vardır.
Ortam koşulları bitkinin kökleri ile almış olduğu su miktarından daha fazla terleme yapmasını gerektirdiğinde bitkinin yapraklarında sarkmalar, pörsümeler, sararmalar ve kurumalar gözlenir. Bitkinin bulunduğu yerin orantılı nemi yüksek ise bitkinin terleme hızı düşük olacağından su gereksinimi de azalacaktır. İç mekan süs bitkilerinin çoğu için istenen orantılı nem oranı %60-70 kadardır.
IŞIK Doğadaki diğer bitkiler gibi iç mekan süs bitkileri de özümleme yapabilmeleri, büyüme ve gelişmeleri için ışığa gereksinim duyarlar. Bitkiler gelişme dönemlerinde bol ışığa, buna karşılık dinlenme dönemlerinde daha az ışığa gereksinim duyarlar. İç mekan süs bitkileri ışığa olan gereksinimleri açısından güneşli, aydınlık, yarı gölge ve gölge yerlerde yetiştirilen bitkiler olmak üzere dört grupta toplanabilir. Birinci gruba giren süs bitkileri iç mekanlarda çoğunlukla güneye bakan pencerelerde veya yazın bahçede doğrudan doğruya güneş ışığı alan yerlerde bulundurulur. İkinci gruba girenler ise; doğrudan doğruya ve sürekli güneş ışığı almayan yerlerde yetiştirilen bitkilerdir. Bunların doğu veya batı penceresinin hemen arkasında bulundurulmaları uygundur. Yarı gölge yerleri seven bitkiler ise, hafif veya çok hafif güneşli yerlerde bulundurulur. Bunların doğu veya batıya bakan pencerelerin yakınında bulundurulması uygun olup, ayrıca çok güneşli zamanlarda bu yerlerin gölgelenmesi gerekir. Gölge koşullarda yetişen süs bitkileri ise iç mekanların güneş almayan yerlerinde (özellikle kuzeye bakan pencerelerde) ve seraların iyice gölgelenmiş bölümlerinde bulundurulmalıdır.
TOPRAK: Bazı iç mekan bitkileri kuru toprak severken bazılarını sürekli nemli tutmak gerekebilir. Ayrıca aldıkları ışık miktarı yani bitkiyi konumlandırış şekliniz ihtiyaç duyduğu su miktarı üzerinde etkilidir. Örneğin fazla derin olmayan saksılardaki salon bitkileri her gün su isterken büyük saksılarda yetişen bitkiler 1 hafta boyunca su istemeyebilmektedir.
Bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılacak ideal bir toprakta kum, silt ve kil parçacıklarının uygun oranlarda karışmış halde bulunmaları istenir. Bu farklı büyüklükteki parçacıkların yaklaşık aynı oranlarda karışmasından oluşmuş topraklar, bünye sınıflamasında tınlı topraklar olarak adlandırılır. Tınlı toprak, saksı harçlarının en önemli yapı maddesidir. Uygun bir bitki gelişimi için toprakta belirli oranda suyun bulunması istenir. Çünkü su bitkilerin önemli bir yapı maddesini oluşturduğu gibi besin maddelerinin bitkiler tarafından alınmaları da toprak suyu aracılığıyla olur.
TORF (TURBA) : Bataklık ve benzeri su altındaki arazilerde yetişen bitkilerin kısmen parçalanmış ve birikmesiyle oluşmuş organik maddelere denir. Turba birçok çağdaş tohum, çelik ve saksı harçlarının vazgeçilmez bir malzemesi olup; tınsız kompostların çoğunun temelini oluşturur. Tek başına da harç olarak kullanılabilmekle birlikte, daha çok başka materyallerle çeşitli oranlarda karıştırılarak kullanılmaktadır. Açık kahverengi veya sarımsı kahverengi lifli tipler yosun, kamış yada saz kalıntılarından oluşmuşlardır. Turba topraklarının hacim ağırlıkları düşük, su tutma kapasiteleri yüksektir Küçük parçalar tümüyle kumlu topraklar dışında diğer bütün topraklar için uygundur. Turba doğal durumda azot dışında belli başlı besin maddelerinden yoksundur. Turbaların oluştuğu bataklıklarda çok çeşitli bitkiler yetişmekte ve turbalar bu belli başlı bitki türlerine göre sınıflandırılmalıdır.
İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİNİN BAKIM ÖNLEMLERİ •
Saksı Değiştirme •
Su ve Sulama •
Gübre ve Gübreleme •
Budama •
Temizleme •
Havalandırma •
Destek sağlama
SAKSI DEĞİŞTİRME
Saksı değiştirme işlemi,
Saksı değiştirmeyi gerektiren bitkinin toprak kısmı ile birlikte köklerinin de gelişmesi ve saksının zamanla yetersiz duruma gelmesidir. Salon bitkiniz için saksı seçerken toprağı ve suyu muhafaza edecek, temiz ve iyi bir drenaj sistemine sahip olduğundan emin olun. Bitkinizi dikmeden önce kimyasal maddelerden ve olası zararlılardan arındırmak için bulaşık deterjanı veya çamaşır suyu ile yıkadıktan sonra bol su ile durulayabilirsiniz.
Yani saksı bitkilerinde büyümeyle birlikte, saksı değişimi yapılmaktadır. bitkiler kısmen renklerini yitirir ve daha az aktif olurlarsa büyük bir olasılıkla saksı değiştirme gereklidir. Çoğu iç mekan bitkileri, özellikle yaprakları için yetiştirilen bitkiler, aynı saksıda bir yıl veya 18 ay tutulabilir
. Çok genel bir kural olarak, saksı değiştirme işleminin hızlı gelişen genç bitkilerde her yıl, yaşlı bitkilerde ise birkaç yılda yapılması gerektiği söylenebilir. Saksı değiştirme için en uygun zaman, yine bitkiden bitkiye değişmekle birlikte, ilkbaharda yeni gelişmenin başlangıcındadır. Saksı değiştirme sırasında genel bir kural, yeni saksının eskisine oranla bir boy daha büyük tutulmasıdır.
Saksısı değişecek bitki akşamdan sulanır. Değişecek saksıdaki bitki, işaret ve orta parmak arasına alınarak ters çevrilir. tabanına vurularak itilir. Bitki topraklı olarak saksıdan çıkarılıp, altına taş ve toprak konulmuş yeni saksıya yerleştirilir. Yerleştirilmeden önce bitki etrafındaki toprak tan çıkan kökler kesilir. Dikimden sonra etrafına ve toprak ilavesi yapılır. Sulamayla birlikte birlikte birkaç gün nemli ortamlarda tutulmalıdır. Saksı değişmeden şu özelliği göz önünde tutmak gerekir; saksı değil, bitki kendini göstermelidir. Örneğin, büyük bir saksıya küçücük bir süs bitkisi dikilirse süs bitkisinin kaybolduğunu görürüz.
SULAMA:. Sulama suları normal ısı derecesinde, dinlendirilmiş ve havadar olmalıdır. Soğuk, havasız, tuzlu ve kireçli sular sulama suyu olarak önerilmez. Sular, yağmur, kuyu, kaynak ve durgun sular diye adlandırılırlar. Yağmur suları ve akarsular tercih edilenleridir. Sulamayı etkileyen en önemli etmenlerden biri bitki çeşididir. Bitkiler etkin gelişme dönemlerinde dinlenme dönemine göre suya daha çok gereksinme duyarlar. Ancak bitki goncaya kaktığında suyunu biraz azaltmalıdır. Eğer kökler toprak içerisinde fazlaca yayılıp tüm saksıyı doldurmuş ise, su bitki tarafından kolayca alınır ve topraktaki nem kısa sürede kaybolur. Bu durumda bitkileri sık sulamak gerekir. Su tutma kapasitesi düşük olan kumlu topraklarda yetiştirilen bitkileri, humusça zengin tınlı topraklardakine oranla daha sık sulamak gerekir. Sulama süresi ve miktarı bitki türüne göre değişir. Genel olarak su miktarının, saksı altından çıkmayacak ölçüde olması önerilir. Her sulamada fazla miktar su verilip, saksı altından çıkması, toprağın devamlı yıkanması ve besin maddelerinin süzülüp gitmesi demektir. Sulama yalnız topraktan değil, ara sıra yapraklara su püskürtmek suretiyle de olur. Kilden yapılmış saksılar gözenekli olup, suyu toprak yüzeyi yanında saksı kenarındaki gözeneklerden de kaybederler. Bu nedenle bu tip saksılardaki topraklar plastik vb saksılara göre daha çabuk kurudukları için daha sık sulanmaları gerekir. Bazı bitkiler için belirli iklim koşullarında haftada 2-3 kez sulamak yeterlidir. Su bitkiler için son derece önemlidir, ama aşırı sulamada hiç su vermemek kadar tehlikelidir. Önemli olan nokta bitkileri her gün gözlemek ve her akla geldiği zaman değil, suya gereksinim gösterince sulamaktır
. İyi bir yetiştirici gözle izlemek veya dokunmak suretiyle bitkinin suya gereksinim duyup duymadığını anlayabilir. Eğer bitkide solma belirtileri varsa, büyük bir olasılıkla susuz demektir. Sulama yaparken su birden verilmemeli, yavaş yavaş ve saksı toprağını oymayacak şekilde verilmelidir. Kural olarak bitkilerin günün sıcak saatlerinde sulanmaması gerekir. Gelişme dönemi olan ilkbahar ve özellikle yaz aylarında akşamüzeri sulama yapılması uygundur.
GÜBRE VE GÜBRELEME Tüm kültür bitkileri gibi iç mekanlarda yetiştirilen süs bitkileri de, normal ve sağlıklı bir gelişim için yeterli ve dengeli bir beslenmeye gereksinim duyarlar.
Toprakların özelliklerini düzeltmek, bitkisel üretimi nitelik ve nicelik yönünden artırmak amacıyla toprağa verilen her türlü organik ve inorganik kökenli maddelere “gübre”, bu maddelerin toprağa verilme işlemine de “gübreleme” adı verilir.
Gübreler topraktan verilebildiği gibi yapraktan da verilebilir
. İç mekan süs bitkilerinde; •
Kullanılacak gübreler hafif asit özellikte olmalıdır. •
Gübrelemeden önce saksı toprağı iyice sulanmalıdır.
• Gübreleme kesinlikle doğrudan güneş ışığı altında yapılmamalı, gübrelerin akşama doğru gübrelenmesi tercih edilmelidir.
• Yaprakları alaca renkli olan bitkilere az gübre verilmelidir. Aksi halde yaprakların yeşil renk aldığı görülür.
• Yalnız yaprakları için yetiştirilen sürekli yeşil otsu bitkilerin, genellikle kış sonundan sonbahar başlangıcına değin gübrelenmelerine karşın, çiçekleri için yetiştirilen bitkiler esas gelişme döneminde, tomurcuk ve çiçek oluşumu sırasında, yapraklarını döken süs bitkiler ise bir miktar yapraklandıktan sonra gübrelenirler. Saksı bitkilerinde, saksı toprağı hazırlanırken bir miktar çiftlik gübresi verilir.
BUDAMA
Süs bitkilerinde, gençleştirme ve şekil verme amacıyla yapılan bir işlemdir. Gövdeleri odunsu yapıda ve fazla boylanma özeliğinde olan iç mekan süs bitkilerini bodurlaştırmak ve alt kısımlardan başlayarak dallanmalarını sağlamak için budamak gereklidir.
Ağaç ve ağaçcıklarda budama, ilkbahar öncesi gözler uyanmadan yapılmalıdır. Büyüme döneminde daha hızlı gelişen üst sürgünleri zayıflatmak için, yumuşak tepe sürgünleri alma ile yan dallarının daha iyi gelişmesi ve daha bol çiçeklenmesi sağlanır. Bazı bitkilerde iki çiçek arandığından yan tomurcukların koparılması ile uç tomurcuklar daha güçlü büyür ve daha iri, güzel çiçekler elde edilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
ALO BAHÇE ANKARA 0553-225-24-37 ALİ BEY BAHÇE SORUNLARI AĞAÇ BUDAMA ve KESİMİ ANKARA ÇİM EKİMİ ÇAPALAMA İLAÇLAMA
-
YAPRAK BİTLERİ Genç sürgünlerin hücre özsuyunu hortumlarını sokarak emerler..bu şekilde bitkilere zarar verir.. Dalların uç kısımlarında gör...
-
Thripsler(TRİPSLER) Tanımı : Erginleri, 1 mm kadar uzunlukta dar ve yassı vücutludur. Renkleri açık sarı veya sarımsı esmer renkte olabilir....
Öne Çıkan Yayın
bahce danışma
BAHÇE DANIŞMA ANKARADA ZİRAAT MÜHENDİSİ TARAFINDAN BAHÇE BAKIMI,HER ÇEŞİT BUDAMA,İLAÇLAMA GÜBRELEME İŞLERİ YAPILIR. 0553-225-24-37 ALİ BEY...



